YIL : 22 SAYI : 250

HAZİRAN 2007

 

DÜZCE

 

Batı Karadeniz’in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce, doğusunda Bolu, batısında Sakarya, kuzeydoğusunda Zonguldak illeri ile komşudur.

TARIH

Düzce'nin tarihi 14. yüzyıldan daha gerilere gitmektedir. Düzce’nin Konuralp Beldesi’nin tarihi ise M.Ö.3. yüzyıla  kadar dayanmaktadır. Konuralp'in mevcut arkeolojik eserlerden anlaşıldığı kadarıyla zengin bir tarihi vardır. Konuralp M.Ö. 74 yılına kadar Bilecik, Bolu, Kocaeli ve Sakarya şehirlerini kaplayan bir bölgede hakimiyet süren Bithynia Devleti'nin önemli şehirlerinden birisiydi. Adı da 'Prusias Pros Hypios (Melen Kenarındaki Prusias)'dı. M.Ö. kısa bir süre Pontus istilasına uğrayan şehir, aynı yıl Roma hakimiyetine girdi.

Adı Prusias ad Hypium olarak değişti. Roma devrinde şehirde Hıristiyanlık hakimiyeti hüküm sürdü. 395'de Roma Imparatorluğu ikiye bölününce şehir Doğu Roma Imparatorluğu’nun sınırları içinde kaldı.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşuyla birlikte Osman Gazi'nin komutanlarından Konuralp Bey, Düzce ve çevresini Osmanlı topraklarına katma emrini aldı. Bunun üzerine 1321-1323 yılları arasında bu yöredeki Bizans tekfurları ile yaptığı savaş sonunda Düzbazar’ı (Düzce Ovası) ve Bizans Prusias'ını fethetti.

Düzce'nin ilk yöneticileri Konuralp Bey, Sungur Bey, Şemsi ve Gündüz Alp'tir.

14. yüzyıldan  itibaren bu bölgeye Konuralp ili kısaca 'Konrapa' denmiştir. Konrapa Bolu'nun fethinden sonra, Bolu Sancağına bağlı bir nahiye haline geldi.

18. ve 19. yüzyılda Düzce ayanların kontrolü altında yaşamıştır.

Abdülaziz ve Abdülmecit döneminde, Kafkasya'dan, Doğu Karadeniz'den, Doğu Anadolu'dan ve Rumeli'den gelen göçmenler Düzce'nin nüfusunun artmasında ve şehrin büyümesinde önemli rol oynamışlardır. Hükümet yeni gelenlere ücretsiz toprak sağlamıştır. Düzce'ye göç eden Türkler; Çerkez, Abhaz, Laz, Gürcü, Ordulu, Hemşinli, Batumlu, Hopalı, Tatar, Boşnak, Arnavut ve Bulgaristanlı gibi geldikleri yerlerin isimleri ile anılmışlardır.

Düzce'nin kazanmaya başladığı ticari önem karşısında Rum ve Ermenilerin de şehre yerleşmesiyle birlikte renkli bir sosyal yapı ortaya çıkmıştır. 1869 yılına kadar Düzce nahiye olarak Göynük'e bağlıyken 1870 yılında kaza olup Kastamonu Vilayeti’nin Bolu Sancağı'na bağlanmıştır.

1915 yılında hükümetin emriyle Düzce'deki Ermeni Mahallesi boşaltıldı.

30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Fransız askerleri komşu illere kadar çıkartma yaptılar. Bu dönemde Bulgaristan göçmeni Nuri Bey, Düzce Müdafa-i Hukuk Cemiyetini kurdu. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Düzce ilçesi Bolu vilayetine bağlandı. Cumhuriyet ile birlikte büyük bir gelişme gösteren Düzce, Türkiye’nin en işlek ve zengin ilçesi oldu.

Düzce 1944 Düzce depremi, 1957 Abant depremi, 1967 Adapazarı depremi ve 17 Ağustos Körfez depremlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. 12 Kasım 1999’da Düzce depremi ise şehri yerle bir etmiştir. 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden sonra deprem yaralarının daha kolay ve hızlı sarılabilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu kararı ile Düzce 9 Aralık 1999 tarihinde Türkiye’nin 81. Ili oldu. 

COĞRAFYA

Düzce Batı Karadeniz havzası içinde  D-100 karayolu ile TEM otobanı üzerinde yer alır. Bu konumu ile Avrupa-Asya arasında transit yol üzerindedir.

Dağlar Karadeniz Kıyısına paralel olarak sıralar halinde uzanır.

Düzce Ovası’nın dört tarafı dağlarla çevrilidir. Bu dağlar ovanın kuzeyinde ve güneyinde fazla arızalı sayılmayan sıralar halinde uzanırlar. Ovanın kuzeyini Kaplandede Dağları ile uzantısını Orhan Dağları oluşturur. Güneyindeki sırayı, Keremali, Elmacık, Güney Bolu ve Sünnice dağları oluşturur.  Belli başlı akarsuları, Büyük Melen çayı, Küçük Melen çayı, Asar suyu, Uğur suyu ve Aksu deresidir.

Düzce Karadeniz Bölgesi’nin sınırları içinde kaldığından genel özellikleri ile Karadeniz ikliminin etkileri görülür. Ancak Karadeniz ikliminin yanı sıra Akdeniz ve Karasal iklimleri arası geçiş özelliği de gösterir.

Bu etkenler sonucu oluşan iklim özellikleri yazları sıcak, kışları ılık, her mevsim yağışlıdır. Düzce Ovası’nın hemen tümünde I. sınıf alüvyal toprak bulunmaktadır. Bu tür topraklar Düzce Ovası’nda geniş alanlar kaplar.  Alüvyal topraklar genellikle, kumlu killi topraklar grubuna girer.

Karadeniz bitki örtüsü zenginliğini kent çevresindeki doğala yakın alanlarda gözlemek mümkündür.

Verimli tarım topraklarının yer aldığı bir çöküntü olan Düzce Ovası’nda ekolojisine uygun her tür tarım yapılabilir. Endüstri bitkileri ve özellikle tütün için uygundur. Doğal bitki örtüsü, alan kullanımındaki çeşitlilik nedeniyle değişime uğramaktadır. Çevredeki zengin orman örtüsü kayın, köknar, meşe, gürgen, kestane, ıhlamur gibi ağaçlardan oluşur.

Düzce dolaylarında linyit rezervleri saptanmıştır. Maden Tetkik Arama Enstitüsünce yapılan araştırmalarda Düzce'de kaplıca suyu ve maden suyu vardır.

EKONOMI

Düzce ekonomisinin dinamik bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Bunda ilin iki metropol kent arasında oluşu önemli rol oynar. Ayrıca ülkenin sanayi kuşağı diye ifade edebileceğimiz Marmara Bölgesi ile sınır oluşu da etkendir.

Sanayi sektöründe bölgedeki orman ürünleri sektörü başı çekmektedir. Bu alanda irili ufaklı 200'ün üzerinde çalışan firma vardır. Yine hammadde kaynağı olarak sıkıntısı olmayan bir sektör  de fındık işlemeciliğidir. Bir farklı sektörde yivsiz av tüfeği imalatı ve tabanca üretimidir.  

Bunlarla birlikte ülkemizde az sayıda olan maya üretimi yapılan fabrikanın yanısıra bisiklet ve motosiklet iç ve dış lastiği yapan,  otomobil üretiminde kullanılan oto fitili, standart profil, basınçlı basınçsız elyaflı çimento boru, ülke çapında önemli bir düzeyde kilit üretimi yapan fabrikalalar da ilin ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca Akçakoca Ilçesi ve Düzce Merkez'de çelik boru üretimi de gerçekleştirilmektedir.

Tarım sektörü, Düzce'nin gelir kaynağında önemli yer teşkil etmektedir. Ormanlık saha dışı kalan bölümlerde özellikle fındık, pancar, mısır, buğday, çeltik ve virjinya tütünü ekimi yapılmaktadır.

Düzce’de  büyük ve küçük baş hayvancılık ile kümes hayvancılığı da ekonomide halkın geçim kaynakları arasında önemli bir yer tutar. Ayrıca 44 adet alabalık çiftliğinde alabalık üretimi yapılmaktadır.

Il genelinde 239 adet anonim şirket, 1.561 adet limited şirket, 37 adet kollektif şirket, 3 adet Komandit şirket, bulunmaktadır.

Düzce Ilinde yalnız iç ticari faaliyetler değil dış ticari faaliyetler de yapılmaktadır.

TURIZM

Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Düzce Konuralp Müzesi’nde, 3 teşhir salonu, 1 laboratuvar, 2 depo, 1 konferans salonu, idari kısım ve hizmet odası mevcuttur. Müzede 1831 arkeolojik, 456 etnografik ve 3.837 adet çeşitli devirlere ait sikke olmak üzere toplam 6124 eser yer alır. Arkeoloji ve etnografya salonlarında birbirine bağlı duvar vitrinleri olan müzenin arkeoloji salonunda 4 adet sikke vitrini bulunur. Konuralp’in etnik zenginliğini gösteren en önemli kalıntılarından biri de tiyatrosudur. Halk arasında 40 Basamaklar olarak da bilinen antik tiyatro, M.S. 1. yüzyıla kadar yöreye hakim olan Prusias Krallığı döneminin sanatsal zenginliğini gösteren en canlı eserler arasındadır.  Genellikle dikdörtgen prizma şeklinde ve altı üstü profilli olan mezar stelleri ile heykel kaideleri üzerinde yer alan kitabeleri ile antik Konuralp hakkında önemli bilgiler vermektedir. Şehirde çok sayıda ele geçen mezar steli ve heykel kaideleri Konuralp Müzesi bahçesinde sergilenmektedir. Düzce’ye bağlı Konuralp Beldesi’nde bulunan Konuralp camii 14. yüzyılda yapılmış ve yüz yıl kadar önce Dilaver Ağa isimli bir şahıs tarafından onarılarak bugüne kadar korunabilmiştir.

Güzeldere Şelalesi, Düzce’nin Gölyaka Ilçesi Güzeldere Köyü’ndedir.

Bulunduğu köye adını veren, tabiat olaylarının meydana getirdiği özellikler ile oluşan Samandere Şelalesi, doğal oluşum özellikleri ile Milli Parklar Kanunu gereğince, Orman Bakanlığı’nca Tabiat Anıtı olarak tescil edilmiştir. Şelalenin bulunduğu 500 metrelik dere boyunca, anıt ağaçlar, 3 adet şelale ve 1 de cadı kazanı adı verilen derin bölüm bulunmaktadır.

Düzce’de ayrıca Aktaş ve Sarıyayla Şelaleleri bulunmaktadır.

Efteni Gölü Kuş Cenneti,  Düzce ile Gölyaka’nın sınırları içinde kalmaktadır.

Düzce’nin 14 kilometre güney batısında, Elmacık Dağı silsilesinin eteğinde Asar, Uğur, Küçük Melen sularının ve yan derelerinin oluşturmuş olduğu tatlı su gölüdür.

Göl, 1992 yılında Orman Bakanlığı Milli Parklar Av-Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü tarafından koruma statüsüne alınmıştır. 

Yaklaşık 150 çeşit su kuşu türüne ev sahipliği yapan gölde, kuğu, karabatak, flamingo, su tavuğu, boz kaz, yeşilbaş ördek, sakar meke, Sumru, kız kuşu, çulluk, balık kartalı, balıkçıl, yılan boyun, angıt ilk göze çarpan kuş türleridir.

Göl ile çevresi geçici ve kalıcı kuş varlığının gelecek nesillere aktarılması amacıyla Orman Bakanlığı’nca Düzce Efteni Gölü Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası olarak tesis edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

Efteni Gölü çevresinde gölün izlenebilmesi için kuş seyir terasları ile ziyaretçilerin bilgi alabileceği bir de tanıtım merkezi vardır.  Türkiye’nin 2. Kuş Cenneti olan Efteni Gölü, kuşlar ve bitkiler için doğal bir tabiat alanıdır.

Düzce’nin Üçköprü Köyü’ne 3.5 km. uzaklıkta bulunan Kurugöl ve çevresi, Orman Bakanlığı’nca, sülün yetiştirme ve yerleştirme alanı olarak belirlenmiştir.

Hasanlar Baraj Gölü, Yığılca Ilçesi’nin ulaşım yolu üzerinde bulunmakta ve sulama ile enerji üretimi amaçlı olarak kullanılmaktadır. 

Düzce’nin 17 km güneyinde, ormanlık alanla çevrili Derdin (Dolay) Kaplıcası çevresine şifa dağıtmaktadır. Kaplıcadaki su, duru, renksiz ve kokusuzdur.  Derdin Kaplıcası özellikle mide, bağırsak, safra kesesi, karaciğer, böbrek, şeker ve ayrıca deri hastalıkları için oldukça şifalıdır.

Efteni Kaplıcası, Efteni Gölü’nün kenarındadır.  Efteni Kaplıcası’nda konaklama evi ve pansiyonlar da bulunmaktadır.

Diğer yandan Büyük Melen’in içinden geçtiği Cumayeri’ne bağlı Dokuz Değirmen Köyü, rafting sporuna müsait alanları ile son yıllarda büyük ilgi görmeye başlamıştır.

Fakıllı Mağarası,  Fakıllı Köyü’nde bulunmaktadır. Mağaraya, 1 metre yüksekliğinde, 15 metre uzunluğundaki bir galeriden ulaşılmaktadır. Hala doğal özelliğini koruyan mağaranın içinde çeşitli yönlere giden galeriler, ilgi çekici sarkıt ve dikitler mevcuttur.

Konuralp Beldesi’nde 1323 yılında şehri Bizanslılardan alan Konuralp’in türbesi bulunmaktadır. Bugün yeni bir yapı gibi görünen türbenin içindeki üç mezardan birinin de Konuralp’in yakınlarından Ali Hamza’ya ait olduğu bilinmektedir.

Çilimli Ilçesi’ne bağlı Karaköy’de, Şeyh Aliyyül Müslihiddin, Çoban Dede ve Yabalı Hasan Dede türbeleri bulunmaktadır.

Cumayeri Ilçesi’nin 3 km. güneydoğusunda, Arabacı Köyü yolu üzerinde asırlık çınar ağaçları arasında, Ahmet Dede Türbesi ile ahşap tarihi bir camii ve taş bir hamam kalıntısı bulunmaktadır.

NÜFUS

2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre Düzce’nin toplam nüfusu 314.446’dır. Merkez, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gölkaya, Gümüşova, Kaynaşlı ve Yığılca olmak üzere 8 ilçesi vardır.

EĞITIM

Düzce’de okur yazar oranı yüzde 89.44’lere ulaşmıştır.

DÜZCE’DE BASIN

Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.02.2005 tarihli verilerine göre ilde 5 gazete, 3 bülten ve 2 dergi yayın hayatını sürdürmektedir.