AĞUSTOS 2006            

YIL : 21 SAYI : 240

 

T.C. BAŞBAKANLIK BASIN - YAYIN VE ENFORMASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ


BİNGÖL

 
Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alır.

TARİH

Bingöl'ün bilinen en eski ismi Cebel-Cur’dur. Cebel dağ, Cur akan anlamındadır. Zamanla Çabakçur şeklinde telaffuz edildiği ihtimali kuvvetlidir. Evliya Çelebiye göre bu isim Büyük İskender tarafından verilmiştir. Rivayete göre, Büyük İskender vücudundaki dayanılmaz ağrılar için nice hekimlere başvurduğu halde şifa bulamaz. Bunun üzerine Ab-Ul Hayat (ölümsüz hayat) suyunu aramaya başlar. Uzun aramalardan sonra bulduğu bir suyu içip dayanılmaz ağrılardan kurtulur. Faydasını gördüğü bu suya cennet suyu anlamına gelen Çabakçur adını verir ve “Burada benim adıma bir kale yapın ve adını Çabakçur koyun” der.

Çabakçur adı daha sonra çeşitli kaynaklarda Mingöl olarak karşımıza çıkar. Mingöl göller bölgesi anlamındadır. Mingöl kelimesi de zamanla halk tarafından Bingöl şeklinde telaffuz edilmiş bin tane göl anlamındadır.

Zamanla Bingöl'e bağ bahçe anlamına gelen Çevlik denmiştir. Bu ad günümüzde yöre halkı tarafından halen kullanılmaktadır.

1243 Selçukların Kösedağ savaşını kaybetmesiyle Anadolu'da Moğol istilası başlamış ve Bingöl Moğolların istilasına uğramıştır. Doğudan gelen Moğol taarruzu karşısında Harzemlilerden Bereket, Sarıhan aşiretleri Cebellibereket'e, Solhan aşireti de aynı ismi taşıyan mıntıkaya gelmişlerdir.

1514'de Yavuz Sultan Selim Çabakçur’un kuzeyini, Erzincan, Tercan ve Erzurum'u Osmanlıların hakimiyetine almıştır.

Çabakçur beylerinden Süleyman Bey, Osmanlıların egemenliğini kabul edince, Çabakçur (Bingöl) Osmanlılara geçti.

Çabakçur ve havalisi Süleyman Bey’e, diğer kaleler de Ahmet Bey’e düşmüştü. Osmanlı himayesinde yaşayan bu kardeşler ilk zamanlarda iyi geçindilerse de sonraları araları açıldı.

Kanuni Sultan Süleyman Diyarbakır eyaletini teşkil ettiğinde Çabakçur'u Sancak olarak buraya bağladı. Bingöl Osmanlılar için önemli bir yere sahipti. Çünkü Bingöl Osmanlıların İran'a karşı yürüttüğü mücadelelerde bir üs olarak kullanıldığı gibi ekonomik bakımdan da önem arz etmektedir.

1874 yılında yapılan idari düzenleme ile 1881 de Bitlis vilayeti kurulmuş, Çabakçur ve Genç bölgesi Bitlis vilayetine, Kiğı Erzincan'a, Karlıova Muş'a bağlanmışdır.

Osmanlılar, 1914 yılında I. Dünya savaşı patlak verince Almanlardan satın aldığı gemilerle Rusların Karadenizdeki Odesa limanını bombalayarak savaşa girmiş oldu.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar Doğu Anadolu’da hızla ilerlemeye başladılar. Bu hızlı ilerleyiş esnasında Çabakçur’u işgal ettiler. Ruslar’a karşı Kiğı ve Karir dağlarında, Sığı boğazından, Eşek meydanına kadar uzanan alanda bir savunma cephesi kuruldu. Bu cephede o zaman herhangi bir askeri birlik yoktu. Tamamen halk tarafından oluşturulan milis kuvvetleri bulunmaktaydı. Çanakkale Zaferi’nden sonra buradaki askeri birlikler süratle doğuya kaydırıldı. 2. Ordu Komutanı Ahmet İzzet Paşa karargahını Çabakçur'un Gazik köyüne kurmuş, 2. Kolordu Komutanı Faik Paşa ise karargahını Sancak nahliyesinin Simsor köyüne kurarak ordu birliklerini Karir dağları, Haciyan boğazı ve Eşek meydanı cephelerine sevk etmiştir. Ahmet İzzet Paşa bu arada Dersim’i Ruslara karşı harekete geçirmek istiyordu. Bunun için de Hormek aşireti reisi Küçük Ağa’yı devreye soktu. Dersim’e giden Küçük Ağa bir ay içinde Dersim ağalarından yirmi dört aşiret reisini Ahmet İzzet Paşanın karargahına gitmeye ikna etti. Bu cephede yoğun çarpışmalar olmuş. Rus birlikleri bir çok zaiyat vermiştir. 1917 Ekim Devrimi ile Çarlık yıkıldı. İktidara gelenler 1. Dünya Savaşı’ndan çekildiklerini ilan ederek ordularını Doğu Anadolu bölgesinden çektiler.

Cumhuriyetin ilanından sonra 1926 yılında Elazığ’a, 1929’da ise Muş'a bağlanan Çabakçur, 1936 yılında çıkarılan bir kanunla il haline getirildi. 1945 yılında il merkezi olan Çabakçur’un adı Bingöl olarak değiştirilmiştir.

TARİHİ ESERLER

Vatan savunmasında kanlarını dökerek şehit olan evlatlarını anmak ve gelecek nesillere intikal ettirmek için bunların anısına Kiğı Çanakçı köyünde Mürsel Paşa Abidesi, Karlıova Azizan köyünde Azizan Abidesi Şeref meydanında Şeref Meydanı Şehitliği Abidesi dikilmiştir.

Kaleönü Kalesi Bingöl merkezde bulunmaktadır. Urartular zamanında konaklama amacıyla yapılmıştır.

Kiğı Camii ilçenin en eski eserlerindendir. Minarenin üstündeki yazıdan; bu eserin, Bayındırlı Pir Ali Bey, Bin İbrahim Bey tarafından Hicri 700 tarihinde inşa ettirildiği anlaşılmaktadır.

İlçe merkezinin güneydoğusunda yer alan Kiğı Kalesi, çok sağlam bir yapıya sahiptir. Etrafı sarp kayalıklarla kaplıdır. Kale içinde bina harabeleri bulunmaktadır.

Kral Kızı Kalesi Genç ilçe merkezine 2 kilometre uzaklıktadır. Bir tepenin üzerinde bulunan Kale'nin ancak yıkıntılarına rastlanabilmektedir.

Kale'nin asıl adı Dara’nın çeşmesi anlamında olan Darahini'dir. Genç ilçesi eski adını bu kaleden almıştır. Genç ilçesine bağlı Sürekli köyü sınırları içinde Kümbet şeklinde olan Kuba kalıntılarının Akkoyunlular'dan, Uzun Hasan döneminden kalma olduğu sanılmaktadır.
Zulümtepe Harabeleri Bingöl il merkezinden 26 kilometre mesafede Bingöl-Muş Devlet Karayolu üzerinde Çavuşlar köyünün Zulümtepe mevkiinde bulunmaktadır.

İKLİM

Kuzeyden gelen nemli-serin hava kütlelerine açık olması ve yükselti faktörü sebebiyle Bingöl ve çevresi yazları sıcak, kışları soğuk geçmektedir.

COĞRAFİ DURUM
 

Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Bingöl, doğusunda Muş, kuzeyde Erzincan ve Erzurum, batıda Tunceli ve Elazığ, güneyde ise Diyarbakır ile komşudur.

Bingöl arazisi çok dağlıktır. Yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur. Dağlar üzerindeki yaylalar ve düzlüklerin yükseklikleri 2000 metreden aşağı düşmez. Ova niteliğindeki yerler bile 1000 metrenin üzerinde bulunmaktadır. Bingöl ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların yüksek kısımlarını doruklar, buzul gölleri; etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar.

İlin dağları Bingöl dağı, Karaömer dağı, Çötele dağı, Gerdilek dağı, Şeytan dağı, Kuruca dağı, Çavreş dağı, Haküstü dağı, Elbeyi dağı, Gökdere dağı, Şerafettin dağı, Çiriş dağı ve Sülbüs dağıdır.

Bingöl'ün deniz seviyesinden yüksekliği 1151 metre olduğu için arazinin yüzde 14.4'ü plato ve vadilerden oluşmaktadır. İl toprakları, Doğu Anadolu bölgesinin yüksek platoları ile batıdaki engebeli alan arasında kalan bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. Bingöl'de belli başlı en büyük vadiler; Göynük ırmağı ve Murat ırmağı vadileridir. Murat ırmağı vadisi ve Göynük Suyu vadisince uzanan düzlükler dışında il, hemen hemen bütünüyle dağlıktır. Murat Irmağı vadisi Doğu-Batı doğrultulu, Göynük Suyu vadisi ise Batı-Doğu doğrultulu olup, vadilerde otsu bitkiler bulunur.

Coğrafi yapısı itibariyle Bingöl'de çok sayıda yayla mevcuttur. Bu yaylalar, zengin otlaklar ve bitkilerle kaplı bulunmaktadır. 2500-3000 metreyi bulan yaylalar soğuk su ve temiz hava deposu konumundadır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde Anadolu'nun meşhur yaylalarını belirttikten sonra, yaylalar arasında en seçme ve gönül alıcı olarak Bingöl yaylalarını gösterir. Hayvancılık için de çok elverişli olan bu yaylalar, vazgeçilmez özelliklere sahiptir.

Yine bu yaylalarda yapılan arıcılıktan elde edilen bal yurdun her tarafından aranır duruma gelmiştir.

İl sınırları içindeki uzunluğu bakımından en önemli akarsu Perisuyu’dur. Toplam 258 kilometre uzunluğa sahip Perisuyu'nun il sınırları içersindeki uzunluğu ise 112 kilometredir. Murat nehri de ilin önemli akarsularından biridir.

Çır şelalesi Uzundere köyünün adını aldığı derenin, Büyük Çır Taşı adı verilen 100 metre yükseklikteki kayalığın ortasından geçen güzel görünümlü bir şelaledir.

Bingöl’de çok sayıda mağara vardır. Kiğı Çiçektepe köyü mağarası Sivri dağının eteğinde bulunmaktadır. Zağ mağarası, Murat nehri kıyısında, Gökçeli ve Yenidal köyleri arasında sarp bir kayalıkta bulunmaktadır. Murat nehrine bakan tarafı yerden 200-300 metre yükseklikte olup kayaların oyulmasıyla yapılmıştır.

Mağara, üç katlı mağaranın her bir katında da 26 oda mevcuttur. Katlararası geçiş yuvarlak bacalarla, odadan odaya geçişler ise kapılarla sağlanmıştır.

Kalkanlı köyü mağaraları birçok oyma sanatı ile süslenmiştir.

Mağaralar ve mağaraların çevrelediği şelale turistik bir öneme sahiptir.

Kübik mağarası, Karlıova ilçesinin Kübik köyü yakınlarındadır. İçinde cilalı Taş ve Tunç Devrine ait bazı kalıntılar vardır.

TURİZM

Bingöl’ün turizmi doğa güzelliklerine dayanır. Yaylalar ve doğal göllerin yanında göletler, ormanlar, mesire yerleri, soğuk sular, termal su kaynakları, içmeler, güneşin doğuşu, Yüzen ada görülecek yerlerdendir. Bingöl av turizmine ve kış sporları etkinliklerine uygundur. Bingöl’de iki kayak tesisi vardır. Kiğı ve merkez yol çatı tesisi hizmete açıktır.

NÜFUS

Bingöl'ün 2000 yılı genel nüfus sayımında toplam nüfusu 255.395'dir. Bingöl'ün merkez, Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu olmak üzere 8 ilçesi vardır.

EĞİTİM

Bingöl'de okuma ve yazma bilen nüfusun oranı ülke genelinde olduğu gibi sürekli artış göstermektedir. İl genelinde okuma ve yazma oranı yüzde 91'dir.

TARIM-HAYVANCILIK

Bingöl’de genel olarak iki tip toprak görülmektedir. Meyilli - dalgalı ovalarda hakim olarak kahverengi ve kırmızı kahverengi topraklar görülür. Vadilerde alüviyal topraklar görülmekle beraber, bu topraklar organik maddece değişiklikler göstermektedir.

Bingöl’de Nadas Alanlarını Daraltma projesi uygulamasıyla bugdaygil-baklagil ekim nöbeti yapılmış ve iyi verim alınmıştır. Bingöl'de arıcılığın yanı sıra küçük baş ve büyük baş hayvan yetiştiriciliği de yapılmaktadır.

SANAYİ

Bingöl il merkezinde 154 işyeri kapasiteli bir Küçük Sanayi Sitesi faaliyettedir.

TİCARET

Bingöl’ün ticaretini; yağ, keçi kılı, ham deri, av derisi gibi hayvan ürünleri ile her cins hayvan alım ve satımı teşkil eder. Ceviz, kitre ve çiriş de ticaret maddeleri arasında yer alır.

Dokumacılık ev kadınlarının özel olarak çalıştıkları ayrı bir iş koludur. Halkın yüzde 80’i kendi dokumalarını kullanmaktadır. Erkekler çuha kalınlığında kuzu yününden el tezgahlarında dokunarak meydana getirilen kumaşlardan yapılmış elbiseler giyerler, kadınlar ise kendileri için genellikle kahverengi pamuklu bez dokurlar.

BİNGÖL’DE BASIN

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2005 tarihli verilerine göre ilde 6 gazete yayın hayatını sürdürmektedir.